İzmir Tarihi ve Gezilecek Yerler

Modern yaşam biçimi, her din ve milletten insanın bir arada yaşadığı hoşgörülü ortamı, mavisiyle yeşiliyle ve Ege Körfezi kıyısındaki coğrafi konumuyla Türkiye'nin Batı'ya açılan penceresi olan İzmir, hayatın tadını çıkarmayı bilenlerin yaşadığı, büyük şehirlerin karmaşasına tezat, huzurun vücut bulduğu bir şehir. İzmir, kendine has kültürü, insanların sıcaklığı ve rahatlığı, kadınların zarafeti, şıklığı ile Türkiye'nin özgün şehirlerinden. Canı sıkıldığında çıkıp kordonda gezen, mis gibi deniz havasını içine çeken İzmirliler için önemli ve özel lezzetler ve mekanlar var. Şehre yolunuz düşerse mekanların ve lezzetlerin keyfini çıkarmalısınız. İzmir'de tatmanız gereken başlıca yemekler Şevketi bostan, arapsaçı, enginar, taze deniz balıkları, midye, kumru ve tabiki olmazsa olamazı boyoz. Tatilinize başlamadan önce Devrecar Car Rental ofisimize uğrayıp çayımızı içmeye bekleriz.
İzmir güzellikleri, gezilecek yerleri ve tarihi anlatmakla ve ya yazmakla bitmez, Urla, Balıklıova, Karaburun, Seferihisar, Ildır, Gümüldür, Özdere, Dikili, Ödemiş, Tire, Teos antik şehri, Kolophon, Klaros, Notion, Lebedos, Myonnesos , Airai, Dios Hieron, Leukai, Klazomenai, Erytrai.


Devrecar Car Rental İzmir rent a car ofisimizden kiralayabileceğiniz bütçenize uygun, hesaplı araç marka ve modeller; Renault, Dacia, Fiat, Hyundai, Toyota, Citroen, Peugeot, Ford, Volkswagen, Audi, Mercedes-Benz, Bmw

İzmir seyahatleriniz için web sitemiz aracılığıyla online rezervasyon yapabilir veya +90 232 251 23 13 numaralı Müşteri hizmetlerini arayarak telefon ile rezervasyonunuzu gerçekleştirebilirsiniz.
Her türlü soru ve önerileriniz için sitemizin iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Tarihi Kemeraltı Çarşısı

Kemeraltı, dünyanın en eski şehirlerinden İzmir'in Konak ilçesindedir. Dünyanın en eski pazar yerlerinden birisi, birçok tarihi mekânı kucaklayan İzmir'in 2 bin 400 yıllık Kemeraltı Çarşısı, Helenistik dönemden beri kentin alışveriş merkezi İpek Yolu'nun bir ucundan getirilen Doğu'nun egzotik malları buradaki hanlara indirilir, Ceneviz tüccarları aracılığı ile de limandan gemilere yüklenerek ihraç edilirdi. İzmir'in sosyal, kültürel ve ticaret hayatına yön veren, şehrin gelişimine ivme kazandıran önemli bir yer. Zamana inat, aktarları, bakırcıları, ayakkabıcılarıyla Saat Kulesi'nin ardından Agora'ya uzayan bölgede misafirlerine eğlenceli alışveriş keyfi yaşatıyor. Yaklaşık 2 bine yakın tarihi tescilli bina var. Aynı zamanda içinde kiliseleri, camileri sinagogları ile 3 dinin de ahenk içinde uzun yıllar yaşadığı bir bölge. Tarihi Kızlarağası Hanı'nı gezmeden İzmir'den ayrılmayın.

Smyrna / Agora

Homeros’un hemşerileri İzmirliler antik çağdan bugüne dek pek çok kez taşınmış ve bayraklarını değiştirmişler. Antik çağlarda, kentler kurulurken iki şeye ihtiyaç duyulurmuş, bir kahramana bir de kehanete. Smyrna, diğer adıyla İzmir kurulurken bu kahraman Büyük İskender, kehanet ise onun gördüğü rüyaymış.
Bölük pörçük aklımda kalan efsaneleri, kahramanları, okulda ve gezerek öğrendiklerimi geçtiğimiz haftalarda bir araya getirip tazeleme ve yenilerini öğrenme fırsatı buldum. 2002’de İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın başlattığı Smyrna antik kentinin kazı ve istimlak çalışmaları, sürüyor. Gelinen noktada, İzmir’in merkezinde Kadifekale ile Kemeraltı arasında hayatın içerisinde binlerce yıllık bir şehir “Smyrna” yükseliyor.

Alaçatı

Mavi ve Yeşilin Buluştuğu Çeşme Alaçatı; Türkiye'de son yıllarda yıldızı iyice parlayan Alaçatı, yaz aylarında ziyaretçi akınına uğrayan bir tatil merkezi. Birbirinden güzel butik otelleri, şahane kafe ve restoranları, begonvillerle süslü taş duvarları, hareketli eğlence hayatı ve muhteşem Çeşme plajlarına olan yakınlığı ile Alaçatı, tatilcilerin gözdesi. Butik otelleri ve taş evleriyle ünlü Alaçatı, İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı bir mahalle. En yakın havalimanı ise ADB İzmir Adnan Menderes Havalimanı.

Alaçatıya Nasıl Gidilir?
İzmir şehir merkezinden 79 km uzaklıktaki Alaçatı'ya havalimanından servislerle, İzmir Otogardan otobüsle ve şehir merkezinden belediye otobüsleriyle gidilebilir. Firmamızdan ekonomik, yeni model, her şey dahil ve güncel fiyatlarla kiralayacağınız araçlarla İzmir havalimanından Alaçatı'ya güvenle ulaşabilirsiniz. İsterseniz firmamızın Transfer hizmetinden de faydalanabilirsiniz. Alaçatı'ya ADB İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan ulaşmak isterseniz, diğer bir alternatif olarak Havaş otobüslerini kullanabilirsiniz. Yaklaşık 90 dakika süren yolculuk ücretlidir.

Bergama

Asklepion, sağlık tanrısı Asklepios'a adanan kutsal ve insanları tedavi etme amaçlı kullanılan alanlara verilen isim. Asklepion adını Apollon'un oğlu olan ve Sağlık Tanrısı olarak bilinen Asklepios'tan alıyor. İzmir'in Bergama ilçesinde yer alan ve 9 yüzyıl boyunca hizmet veren Bergama Asklepion, Antik çağın en önemli sağlık merkezlerinden biridir. Adını aldığı Pergamon Krallığı'nın da başkenti olan Bergama, yüzyıllar boyu kültür, sanat ve sağlık, merkezi olmuştu. 1870'lerde başlayan kazı çalışmalarının hala sürdüğü antik kentte dönemin önemli sağlık merkezlerinden olan Asklepion, tıp biliminin geçmişine ışık tutan ve o zamanlarda uygulanan tanı ve tedavi yöntemleri ile de dikkat çeken izmir'in tarihi bir ilçesidir.

Bergama'ya Nasıl Gidilir?
ADB İzmir havaalanı veya İzmir Otogarından Devrecar Car Rental web sitesinden rezervasyon yapıp sizin belirlediğiniz tarih ve saat te aracınızı teslim alıp Bergama'ya ulaşabilirsiniz. Diğer bir ulaşım İzmir Otogarından Bergama minibüslerine binebilirsiniz.

Athena Tapınağı

Batı Anadolu'nun 12 İyon kentinden biri olan Phokaia kentinin ana tanrıçası olan Athena adına M.Ö. 590-580 yıllarında yapımına başlanan İyon düzeyindeki tapınak türünün erken örneklerinden biridir. Tüf taşından yapılmış sütunları, beşik çatı sistemini taşımaktadır. Athena tapınağının kazısı 1998-1999 kazı sezonunda başlamış ve halen devam etmektedir. Tapınak Phokaia'nın merkezinde ve şehre hakim bir konumdadır. Ana girişi doğuya bakmaktadır. Doğu yüzünün önünde de Athena'ya getirilen sunuların bırakıldığı bir sunak vardı. Tapınağın çevresi güzel bir podyum duvarı ile çevrilmekteydi. Kybele Açıkhava Tapınağı. İ.Ö. 580 yılına tarihlenen yapıda, çeşitli büyüklüklerdeki beş nişte tanrıça Kybele'nin heykelleri ve kabartmaları yer alıyordu. Kayaya oyulmuş adak havuzuyla denizci fenerlerinin konulması için yapılan küçük nişler; denizden gelenlerin burada tapındıklarını gösteriyor. Kutsal alanın yaslandığı kayalık üzerindeki sur duvarları, duvar yapımının dört ayrı dönemini göstermektedir. Arkaik surlar, harçsız yapılmıştır. Roma dönemi surlarında kireç harcı kullanılırken; Ceneviz ve Osmanlı dönemi surlarında kireç harcı, kum, tuğla parçası ve kiremit tozlarından oluşan Horasan Harcı kullanılmıştır.

Phokaia

İon yerleşimlerinin en önemlilerinden biriydi. Bugünkü batı uygarlığının temelleri, İ.Ö. 6. yüzyıl'da İonya'da atıldı. Dönemin İonya'sı felsefe, mimarlık ve heykeltraşçılıkta öncü oldu. Phokaia'lı Telephanesi, Pers saraylarını yapıtları ile donaymış bir heykel traştı. Theodoros ünlü bir mimardı. İ.Ö. 494 yılındaki Lade Deniz Savaşı'ı yöneten komutan Dionysos Phokaia'lıydı. Bu komutan da ismini mitolojinin en büyük kahramanlarından "Şarap Tanrısı" Dionysos'tan alıyordu. Phokaia'nın kuruluşu üzerine çeşitli görüşler vardır; Antik yazar Pausanias'a göre İzmir'in batsındaki Teos ve Erthrai'den gelenlerce kurulmuştur. Antik yazarlardan Herodot, Strabon ve Şam'lı Nikolaos'a göre ise, Orta Yunanistan'da Peloponnes Yarımadası'nda yaşayan Phokisliler, Anadolu'ya gelmişler ve bölgeye egemen olan Kyme kentinin verdiği izin ile Phokaia'yı kurmuşlardır. Phokaia'nın kuruluşu üzerine çeşitli görüşler vardır; Antik yazar Pausanias'a göre İzmir'in batsındaki Teos ve Erthrai'den gelenlerce kurulmuştur. Antik yazarlardan Herodot, Strabon ve Şam'lı Nikolaos'a göre ise, Orta Yunanistan'da Peloponnes Yarımadası'nda yaşayan Phokisliler, Anadolu'ya gelmişler ve bölgeye egemen olan Kyme kentinin verdiği izin ile Phokaia'yı kurmuşlardır.

Selçuk / Efes

Doğa ve Tarihin Buluştuğu Selçuk; İzmir'in Selçuk ilçesi Efes Antik Kenti ve Şirince Köyü ile bilinir. Çok zengin bir tarihi geçmişi ve mirasa sahip olan Selçuk İlçesinde, Dünyanın başka hiçbir bölgesinde binyıl boyunca çeşitli kültürleri içeren, benzer şekilde ayırt edilmiş bir yerleşim modeli yoktur. Yunan, Roma, Bizans ve Türk dönemlerine ait değerli anıtların ve mirasın gözler önünde. Türkiye'nin en güzel antik şehirleri arasındaki Efes, günümüzde dünyanın 7 harikası arasında yer alan Artemis Tapınağı, Meryem Ana'nın son yıllarını geçirdiği söylenen Meryem Ana Evi ile ülkemizin en güzel köylerinden Şirince Selçuk sınırlarında yer alıyor. İncil'in yazarları arasında yer alan St. John'un mezarının olduğu St. Joan Kilisesi, Ayasuluk Tepesi ve Pamucak Plajı görülmesi gereken yerlerden. Selçuk Efes Müzesi, sahip olduğu eserlerle Avrupa'nın en zengin müzelerinden birisi.

Selçuk İlçesine Nasıl Gidilir?
İzmir Selçuk arası hem otoyol, hem normal yol vardır. Firmamızdan kiralayacağınız araçlarda Otoyol geçiş sistemi HGS bulunmaktadır, Otoyol Aydın tüneline girmeden ayrılıyor ve bir süre normal karayolundan gidiyorsunuz. İzmir ile Selçuk arası 75 km. Bu mesafe minibüsle 1 saat, Izban (hafif raylı sistem) ile 1 saat 15 dakika sürüyor. Otobüs ile başka şehirlerden gelen misafirlerimiz +90 232 251 23 13 numaralı irtibat telefonumuzdan bize ulaşıp araç kiralama veya transfer rezervasyonlarını gerçekleştirerek gidecekleri yere güvenli, ekonomik ve hızlı bir şekilde ulaşımlarını sağlayabilirler.

Meryem Ana

Meryem Ana Evi, Efes çevresinde yer alan Bülbüldağı'nda bulunan bir Katolik mabet yeridir. Selçuk'a 7 km uzaklıktadır. Ev, 19. yüzyılda Katolik rahibesi olan Anne Catherine Emmerich'in rapor edilmiş rüyalarını takiben keşfedilmiştir.

Antikçağ’ın Anadolu başkenti Efes son derece görkemli bir metropolis. Eşsiz mimari eserleri binlerce yıldır ayakta olan bu mega antik şehir, Dünya Miras Listesi’ne de girdi. Anadolu’nun ana tanrıça (Kybele) geleneğine dayalı, antik dünyanın yedi harikasından Artemis Tapınağı’nın da Efes’te olması önemini artırıyor. Efes Örenyeri’nde başta Hellenistik ve Roma olmak üzere; farklı uygarlıklara ait üst düzey kentleşme, mimarlık ve din tarihinin simgeleri bulunuyor.
Efes, tarih öncesinden başlayarak Hellenistik, Roma, Bizans (Doğu Roma), Beylikler ve Osmanlı Dönemleri boyunca kesintisiz yerleşim gördü ve her zaman politik ve ticari bir merkez oldu. M.Ö. 7000 yıla kadar uzanan tarihi boyunca bilim, kültür ve sanatta önemli rol oynayan Efes, antik dünyanın en önemli metropollerinden. Doğu ile Batı (Asya ve Avrupa) arasında başlıca kapı ve önemli bir liman kentiydi. Bu konumunu hiç kaybetmeden gelişmeyi sürdürdü.
Yılda ortalama 1,5 milyon ziyaretçi ağırlayan antik kentteki kazıların geçmişi 125 yıla yaklaşıyor. Henüz tamamı ortaya çıkarılamayan Efes, Anadolu arkeolojisine yeni boyutlar kazandırmaya devam ediyor.
Aralarında üç kilometre olan; “aşağı” ve “yukarı” diye adlandırılan iki kapısı bulunuyor. Efes Örenyeri ile özdeşleşen en ünlü kalıntı, muazzam sütunlarıyla hayranlık uyandıran “Celcus Kütüphanesi”. M.S. 2. Yüzyıla tarihlenen bu kütüphane, İskenderiye ve Pergamon’dan sonra, antik çağın en önemli kütüphanelerinden biridir. İmparator Hadrian adına yapılmış olan Kuretler Caddesi üzerinde bulunan Hadrian Kapısı ve Hadrian Tapınağı da dikkat çeken yapılar arasındadır. Antik Dünyadın 7 harikasından biri olan Artemision, yaklaşık 25 bin kişilik oturma kapasitesiyle büyük tiyatro, stadyum, ticaret ve devlet agoraları, Hestia Tapınağını (şehrin kutsal ateşi) içinde bulunduran Prytaneum, yaklaşık 1800 kişilik odeon (meclis ve konser salonu) ve antik liman da görülmesi gereken diğer kalıntılar.
Örenyeri sınırları içindeki Yamaçevler kendi içinde ayrı girişe sahiptir. Hz. Meryem’in İsa’nın annesi olarak kabul ve ilan edildiği 431 tarihli Ekümenik Konsülün gerçekleştiği Meryem Kilisesi de mutlaka görülmeli.

Sığacık

Sığacık, İzmir’in güzel kıyı kentlerinden biri olan Seferihisar’ın sahilinde yer alan mandalina kokulu balıkçı kasabası. Sessiz ve sakin, ama bir o kadar da renkli. Burası İzmir’den sadece 52km, yani yaklaşık elli dakika uzaklıkta. Sığacık, kale içi yerleşim yeridir. 16 yy. Selçuklular döneminde yapıldığı tahmin edilen Sığacık Kalesi, restore edilirken kasaba sakinlerinden izole olmamış.
Dünya üzerinde kale içi yerleşim yerleri içerisinde hatırı sayılır bir yeri var. Surlarla çevrili olup bir o kadar huzur dolacağınız sokakları gezerken burada yaşama hayallerine kapılmamak elde değil.
Sığacık, son yıllarda dünyaca tanınmaya başladı. Seferihisar’a bağlı olarak 2009’da Türkiye’nin ilk yavaş şehri “Citta Slow” oldu. Organik yaşam burada bir lüks değil bir yaşam biçimi olup üzüm, mandalina, enginar ve zeytinin tadı burada bir başkadır.

Sığacık Kalesi
Limanın hemen yakınında bulunan Sığacık Kalesi'nin Selçuklular döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. Ama depremler nedeniyle hasara uğrayan ve daha sonraları Aydınoğulları ve Osmanlılar döneminde birçok kez tamir gören kalenin tarihteki en önemli yeri, Osmanlılar döneminde Kaptan-ı Derya Piri Reis'in önerisiyle Rodos Seferi'ne hazırlanan Kanuni Sultan Süleyman'ın emri üzerine donanma komutanı Parlak Mustafa Paşa tarafından 1521-1522 yılları arasında Teos Antik Şehri harabelerinden taşınan taşlarla yeniden inşa edilip deniz üssü olarak kullanılması. Zaten Sığacık buranın içine kurulduğu için içerisini görmüş oluyorsunuz. Bir de marina tarafına çıkıp dışarıdan görün deriz. Sığacık bir kalenin surları içinde. Kalenin 3 kapısı var. 30 yıl öncesine kadar burada hala ahşap kapılar varmış, saat 22'de kale kapıları kapanırmış. 2 de bekçi beklermiş kapıyı. Maalesef şu an bu kapıların nerede olduğu bilinmiyor.

Teos Antik Kenti

Tarihle aranız nasıl bilmiyoruz ama bu zeytin ağaçları içinde kaybolmuş antik şehir sırf doğa yürüyüşü niyetine bile uğranabilecek bir yer. Sığacık'ın en önemli tarihi değeri, M.Ö. 1000 yıllarında Akalar'dan kaçan Giritliler tarafından kurulan ve daha sonra İonialıların kenti olan Teos Antik Kenti. Buradaki en temel yapı da İyon düzenindeki Dionysos Tapınağı. Buradaki tapınak dünyada Şarap Tanrısı Dionysos'a adanan en büyük tapınakmış. Tabi sadece sütun, kaide ve sütun başlığı gibi temellerinden bahsetmek mümkün. İçinde bir de hala konserler verilen amfi tiyatro da var.

Karaburun

Karaburun'un İzmir il merkezine uzaklığı 106 km'dir. Yüzölçümü 421 km2'dir.[2] İlçenin güneyinde Urla ilçesi; batısında, kuzeyinde ve doğusunda Ege Denizi bulunmaktadır. Merkezi aynı adlı yarımadanın kuzeydoğusundadır. İç denize bakan tarafının karşı kıyısında Foça, Küçükbahçe tarafında Çeşme ilçeleri yer alır.
Karaburun ilçe merkezi Kaza, İskele, Burgaz Arkası ve Bodrum olarak 4 ana kısıma ayrılmıştır. İskele kazanın balıkçı barınağının bulunduğu yerdir. Aynı zamanda da akşamları insanların yürüyüş yaptığı kordon boyudur. Dalış merkezleri ve balık lokantaları bulunur. Burgaz arkası daha çok yazlık evlerin olduğu kesimdir. Bodrum ise ilçenin en işlek plajının bulunduğu kısımdır.
Karaburun'da İskele'nin önünde Büyük Ada ve Burgaz Arkasına bakan Küçük Ada bulunmaktadır. İskelenin ilerisinde Karaburun Yelken Kulübü vardır.
Yaz aylarında öğleden sonra başlayıp hava kararıncaya kadar her gün düzenli esen imbat rüzgarına sahiptir.

Bozdağ

Vahşi doğanın tanrısı Artemis, Kral Tmolos’un Su Perisi Arripe’ye olan aşkını azgın bir boğayı üstüne salarak engellemiş. Ama oğlu tarafından bu dağa gömülen Tmolos’un aşkı, her mevsim başka bir güzellikle canlanır Bozdağ’da.
“Yeryüzü Cenneti Bozdağ’a Hoş Geldiniz” yazısı karşılar sizi. Bozdağ’ı gezip gördükten sonra bunun ne kadar doğru olduğunu göreceksiniz. Her mevsimin ayrı bir güzelliği vardır Bozdağ’ın.
En önemli geçim kaynağı tarım olan Bozdağ’ın patatesi çok ünlüdür. Patatesten sonra taze fasulye, barbunya, elma, kestane, ceviz, kiraz ve son zamanlarda da brokoli yetiştirilmeye başlanılmıştır. Bozdağ’ın bir de köpük helvası meşhurdur. Köpük helvasının tadına mutlaka bakın. Pişman olmazsınız.

Şirince

İzmir'in Selçuk İlçesi'ne bağlı ve Selçuk'a 8 kilometre mesafede tarihi mimarisi korunmuş turistik bir köydür. Özgün adı olan Kırkınca'nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfen verildiği rivayet edilir. Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet'in ilk yıllarında dönemin İzmir valisi Kazım Dirik'in talimatıyla Şirince şeklinde resmileştirilmiştir.
19. yüzyılda, özellikle ihracata yönelik incir üretimiyle ünlü, 1800 haneli bir Rum kasabası olarak bilinmekteydi. 1923'te Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi sonucu Rumların ayrılmasıyla (Çoğu Katerini'nin Nea Efesos köyüne yerleşmiştir), Kavala'nın Müştiyan (Moustheni) ve Somokol (Domatia) köylerinden gelen mübadillerle iskân edilmiştir. Köyün evvelce bağcılık, şarap üretimi ve zeytinciliğiğe dayalı olan ekonomisi, bir tütün bölgesinden gelen yeni sakinlerinin elinde bir süre sekteye uğramış, ancak son yıllarda artan turistik önemine paralel olarak, bu sektörler yeniden gelişmeye başlamıştır. Bağcılık ve zeytinciliğin yanısıra, şeftali, incir, elma, ceviz yetiştirilir.

Ödemiş Gölcük

Ödemiş'i çevreleyen Bozdağlar'da bulunan bu şirin yayla, aynı zamanda Gölcük Gölü ile de ünlüdür. Göl, çevresi çam ormanları ile kaplı yaylanın tam ortasındadır. Nefis havası, konaklama tesisleri ile spor kulüplerinin de kamp yeri olarak kullandığı Gölcük tam anlamıyla bir doğa cennetidir.
Denizden yüksekliği yaklaşık 1100 metre olan göl, tektonik hareketlerle oluşmuştur. Gölün derinliği ortalama 5 metredir. Gölcük'ün İzmir'e uzaklığı 130, Ödemiş'e ise 18 kilometredir. Göl kenarında 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün 1934 yılında kalmış olduğu tarihi bina, bugün halen otel olarak kullanılmaktadır.

Karagöl

Yamanlar Dağı İzmir metropol alanının ve İzmir Körfezi'nin kuzeydoğu kesimine hakim, büyük kısmı Karşıyaka ilçesi sınırları içinde yer alan 1,076 metre yüksekliğinde dağ kütlesi. Yamanlar Dağı büyük ölçüde volkanik kayalardan oluşur. Bu dağ, doğusunda yer alan Spil Dağı'ndan yüksekliği 700 m olan Sabuncubeli geçidi ile ayrılır. Batısında İzmir Körfezi'ne hakimdir. Yamanlar Dağı'nın zirvesine yakın bir düzlük alanda Karagöl krater gölü yer almaktadır. Karagöl mitolojide Tantalos ve efsanesi ile ilişkilendirilir ve bazı arkeolojik bulgular bu ilişkiyi doğrular ve tarihsel bir içerik kazandırır şekildedir. Dağ, eteklerinde yer alan Yamanlar köyü ile aynı adı taşımaktadır. Dağ zirvesine yakın bir mevkide ziyaretçiler için bir takım tesisler ve bir de anıt bulunur.

Klaros

Klaros, Kahin Tanrı Apollon'un Anadolu'daki 2 önemli kehanet merkezinden birisidir. İzmir, Menderes İlçesi'nde, Ahmetbeyli Vadisinin taban düzlüğünde, kuzeyindeki Kolophon'a 13 km, güneyindeki Notion'a ise 2 km mesafededir.
İnsanlığın ilgisini her zaman çekmiş olan kehanet kavramının önemli merkezlerinden Klaros’a yüzlerce yıl önce, dünyanın dört bir yanından gelenler vardı. Kenti kuran Manto’nun gözyaşlarından oluştuğuna inanılan kutsal suyu içen kahinler tanrı ile iletişime geçiyorlardı.
Klaros, M.Ö. XIII. yüzyılda kuruluşundan M.S. IV. yüzyılda terk edilişine değin bir “Bilicilik Merkezi“ olarak işlev yapmış olan bir kent… Kuruluşu, Kolophon kentinin Akha kolonizasyonu dönemine değin gidiyor.

01.10.2020 / 31.05.2021
Araç Kiralama Taleplerinizde %10 İndirim Fırsatlarını Kaçırmayın. Seyahat Tarihlerinizi Belirleyip Rezervasyon Butonunu Tıklamanız Yeterli.