MENU

Antalya Aspendos Antik Kenti

Antalya Aspendos Antik KentiAntalya'nın Serik ilçesinde yer alan Aspendos Antik Kenti, Roma İmparatorluk Dönemi’nden günümüze ulaşan en görkemli yapılarından biri olan tiyatrosuyla dünya çapında bir üne sahiptir. M.S. 2. yüzyılda inşa edilen bu devasa yapı, yalnızca Türkiye'nin değil, tüm Akdeniz dünyasının en iyi korunan antik tiyatrosu olarak kabul edilir.

Tarihin Akustik Mirası: Aspendos Antik Kenti

Antalya’nın yaklaşık 45 kilometre doğusunda bulunan Aspendos (antik adıyla Estvediya), Köprüçay (Eurymedon) Nehri kıyısında kurulmuş stratejik bir liman kentiydi. M.Ö. 5. yüzyılda kendi adına gümüş sikke basan ilk şehirlerden biri olması, kentin o dönemdeki ekonomik gücünün en büyük kanıtıdır.

Dünyanın En İyi Korunmuş Tiyatrosu

Aspendos denince akla gelen ilk yapı şüphesiz ki o muazzam tiyatrosudur. İmparator Marcus Aurelius döneminde (M.S. 161–180), Aspendoslu mimar Zenon tarafından inşa edilmiştir. Kapasite: Yaklaşık 15.000 ile 20.000 kişi arasında izleyici ağırlayabilmektedir. Akustik: Tiyatronun en belirgin özelliği, sahnenin en önündeki fısıltının bile en üst sıradan duyulmasını sağlayan eşsiz akustik sistemidir. Sahne Binası: Roma tiyatrolarının aksine, Aspendos'un sahne binası günümüze kadar neredeyse tamamen bozulmadan ulaşmıştır. Bu durum, Selçuklular döneminde yapının onarılarak "saray" olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

Mimarlık Harikası: Su Kemerleri

Aspendos, sadece tiyatrosuyla değil, antik mühendislik sınırlarını zorlayan su kemerleri ile de ünlüdür. Yaklaşık 1 kilometre boyunca uzanan bu kemerler, Toros Dağları'ndan kente su taşımak için inşa edilmiştir. Sifon sistemiyle çalışan bu yapı, Roma döneminin hidrolik mühendisliğindeki ustalığını sergileyen nadir örneklerden biridir. İki Mimarın Efsanesi Halk arasında anlatılan bir efsaneye göre, Aspendos Kralı’nın dünyalar güzeli bir kızı vardır ve evleneceği kişiyi seçmek için bir yarışma düzenler: "Kim kent için en yararlı yapıyı inşa ederse kızımı ona vereceğim." İki mimar finale kalır. Biri kente kilometrelerce öteden su getiren kemerleri, diğeri ise muazzam akustiği olan tiyatroyu yapar. Kral su kemerlerini gördüğünde çok etkilenir ancak tiyatroda gezerken en üst sıradan bir fısıltı duyar: "Kral kızını bana vermeli..." Bu ses, sahnede kendi kendine konuşan mimar Zenon'un sesidir. Akustikten büyülenen kral, kızını Zenon ile evlendirir. Kentin Diğer Önemli Yapıları Tiyatro ve su kemerlerinin ötesinde, Aspendos'un akropolünde görülmesi gereken diğer kalıntılar şunlardır: Agora: Ticaret ve sosyal yaşamın kalbi. Bazilika: İdari işlerin yürütüldüğü geniş salon. Nymphaeum: Dönemin görkemini yansıtan anıtsal çeşme. Bouleuterion: Meclis binası.