MENU

Antalya Tarihi ve Gezilecek Yerler

Antalya Tarihi ve Gezilecek YerlerYaz tatillerinin vazgeçilmezi olsada, deniz, güneş ve kum üçlüsünden ibaret olmayan Türkiye’nin en renkli ve en turistik noktalarından biri Antalya. Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan şehirde, tarihi ve kültürel gezileri sevenlerin dolu dolu bir tatil yapabileceği antik kentler, müzeler ve tarihi alanlar da bulunuyor. Ilıman iklimi, geniş kumsalları ve masmavi sularıyla Antalya, doğanın birçok mucizesini gözler önüne seriyor. Seyahat amacınız ne olursa olsun Antalya size bundan daha fazlasını vadediyor.

Akdeniz’in Kalbinde Zaman Yolculuğu: Antalya’nın Tarihi ve Gezilecek Yerleri

Antalya, sadece güneşin ve denizin buluştuğu bir tatil rotası değil; binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan devasa bir açık hava müzesidir. Hititlerden Likyalılara, Romalılardan Selçuklulara kadar pek çok imparatorluğa ev sahipliği yapmış olan bu şehir, her köşesinde farklı bir hikaye fısıldar. Antalya’nın Köklü Tarihi: "Attalos’un Yurdu" Antalya’nın bilinen tarihi, M.Ö. 2. yüzyılda Bergama Kralı II. Attalos’un askerlerine "Gidin ve bana yeryüzündeki cenneti bulun" talimatıyla başlar. Askerlerin gösterdiği yer bugünkü Antalya limanıdır ve şehir kralın adına ithafen "Attaleia" olarak kurulur. Roma ve Bizans Dönemi: Şehir, M.Ö. 133 yılında Roma topraklarına katılmış ve Hadrian Kapısı gibi ikonik yapılarla süslenmiştir. Selçuklu ve Osmanlı Mirası: 1207 yılında Selçuklular tarafından fethedilen şehir, Türk-İslam mimarisinin eşsiz eserleriyle tanışmış; ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli bir liman kenti haline gelmiştir. Şehrin Ruhu: Kaleiçi (Old Town) Antalya’nın kalbi olarak kabul edilen Kaleiçi, yüksek surlarla çevrili dar sokakları ve cumbalı evleriyle tarihin korunduğu en özel noktadır. Hadrian Kapısı (Üç Kapılar): Roma İmparatoru Hadrianus’un şehri ziyareti anısına M.S. 130 yılında inşa edilen bu görkemli kapı, antik dünya ile modern şehir arasındaki geçit gibidir. Yivli Minare: Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılan ve şehrin simgesi haline gelen bu minare, eşsiz mimarisiyle dikkat çeker.

Görkemli Antik Kentler

Antalya çevresi, antik dünyanın en iyi korunmuş şehirlerine ev sahipliği yapar: Aspendos Antik Tiyatrosu: M.S. 2. yüzyılda inşa edilen bu tiyatro, günümüzde hala dünyaca ünlü konserlere ev sahipliği yapacak kadar kusursuz bir akustiğe sahiptir. Perge Antik Kenti: Pamfilya bölgesinin başkenti olan Perge; sütunlu caddeleri, antik hamamları ve devasa stadyumuyla Roma mühendisliğinin zirvesini temsil eder. Termessos: Güllük Dağı’nın tepesinde yer alan bu kent, Büyük İskender’in bile kuşatıp alamadığı "kartal yuvası" olarak bilinir. Doğayla iç içe, mistik bir atmosfer sunar.

Doğal Güzellikler ve Şelaleler

Tarihi dokunun yanı sıra Antalya, doğanın cömert davrandığı bir coğrafyadır: Düden Şelalesi: Falezlerden doğrudan denize dökülen şelale, özellikle tekne turlarıyla izlendiğinde büyüleyici bir görüntü sunar. Kurşunlu Şelalesi: Çam ormanlarının içinde gizlenmiş bir vaha olan bu bölge, doğa yürüyüşü ve huzurlu bir mola için idealdir. Saklıkent Kanyonu: Şehir merkezinden biraz uzaklaşınca karşınıza çıkan bu devasa kanyon, serin suları ve macera dolu yürüyüş parkurlarıyla ünlüdür. Antalya’yı keşfetmek, bir güne sığdırılamayacak kadar derin bir deneyimdir. İster Kaş’ın antik limanlarında yüzün, ister Side’nin Apollon Tapınağı’nda gün batımını izleyin; bu şehir size her zaman unutulmaz bir anı bırakacaktır.